Diğer Haberler
İstanbul Sanayi Odası ve Sıfır Atık Vakfı Arasında Sanayide Sürdürülebilir Üretim İçin İş Birliği Protokolü İmzalandı
- 02.06.2026
- Diğer Haberler
İstanbul Sanayi Odası (İSO), T.C. İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda 1-7 Haziran tarihleri arasındaki “İstanbul Sıfır Atık Haftası” faaliyetleri kapsamında “Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri” toplantısı düzenledi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Samed Ağırbaş katıldı.
T.C. Beyoğlu Kaymakamı A. Atakan Atasoy, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri, İSO Meclis ve Meslek Komiteleri Üyeleri’nin de katıldığı etkinlikte çok sayıda ulusal ve uluslararası kuruluş, sanayi, kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
“Döngüsel Ekonomi, Regülasyonlar ve Rekabet Avantajı Oturumu” ve “Sanayide Teknolojik ve Dijital Sıfır Atık Uygulamaları” başlıklı iki panelin düzenlendiği etkinlikte döngüsel ekonomi odaklı küresel ve ulusal politikalar, uluslararası ticarette döngüsel iş modellerine yaklaşım, eko-tasarım ve dijital ürün pasaportu uygulamalarının etkileri değerlendirildiği toplantıda, döngüsel ekonomiye geçişin çevresel, sosyal ve ekonomik avantajları, sanayide kaynak verimliliği ve sıfır atık uygulamaları ile yenilikçi iş modelleri ve yeni nesil üretim teknolojileri gibi başlıklar da konunun uzmanları tarafından ele alındı ve iyi uygulama örnekleri de paylaşıldı.
Toplantıda ayrıca sıfır atık yaklaşımının sanayi sektöründe yaygınlaştırılması, üretim süreçlerinde kaynak ve su verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının teşvik edilmesi amacıyla İSO ile Sıfır Atık Vakfı arasında bir iş birliği protokolü de imzalandı.
İstanbul Valisi Davut Gül, programın açılışında yaptığı kısa konuşmada şu sözleri söyledi:

İstanbul Valisi Davut Gül
“Ben de çok kısa birkaç şey söylemek istiyorum. Bırakın Türkiye’yi, sadece İstanbulumuzda yirmi dört bin sivil toplum kuruluşu var. Nedir bunlar? Bazıları vakıf, bazıları dernek. Bunların her biri kendi açısından bir hizmet veriyor ve kuruluş amacına uygun bir şekilde çalışmaya gayret ediyor. Sıfır Atık Vakfı da bunlardan bir tanesi. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, çoğu devletin yapamayacağı ölçekte bir organizasyonu; büyüklüğü itibarıyla bir sivil toplum kuruluşunun herhalde yapabileceği en uç noktalardan birisini, sizlerle ve şehirle birlikte gerçekleştirecek. Sıfır Atık Vakfı’nın kuruluşundan bugüne kadar hep söylediği gibi; birlikte iş yapma kültürünü geliştirmek, kimseyi geride bırakmamak ve herkesi meselenin içinde tutmak gerekiyor.”
Sıfır atık meselesinin üretimden tüketime kadar tüm alanları ilgilendiren kapsamlı bir konu olduğuna değinen Vali Gül, organizasyonun Türkiye’nin ve İstanbul’un marka değerine önemli katkı sunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sizler sanayicisiniz. Bu sıfır atık meselesi, üretim zincirinden tüketim zincirine kadar her alanda karşımıza çıkacak bir mesele. Aslında yüz seksen üç ülkenin katılımı ve yüz yirmiden fazla bakanın gelmesi, Türkiye’nin markasını yükseltiyor. İstanbul’umuzun marka değerini yükseltiyor. Bunu turizm açısından da değerlendirebiliriz. Herhangi bir sanayicimizin dünyanın başka bir noktasında ürettiği ürünü tüketiciyle buluşturması açısından da değerlendirebiliriz. Bakış açısı şu olur: Türkiye, Türkler; çevreye duyarlı, sıfır atık konusunda öncülük yapıyorlar ve şu şu etkinlikleri gerçekleştirdiler.

Biz şimdiye kadar hep başka ülkelerin, başka şehirlerin kriterlerini örnek aldık. İnanıyorum ki Sıfır Atık Vakfımızla birlikte ülkemizin çok yakın bir zamanda bu alanda kabul gördüğünü görüyoruz, buna şahitlik ediyoruz. Bu anlamda Türkiye, kriterleri tespit eden bir ülke; Sıfır Atık Vakfı da bu alanda öncü bir sivil toplum kuruluşu olacak. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, bütün mesaisini bu işe ayıran saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’ye; işin A’dan Z’ye bütün aşamalarında yer alan Samet Başkanımıza ve destek veren her bir İstanbulluya, her bir vatandaşımıza, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her bir vatandaşımıza ve dünyada bu işe katkı sunan her bir paydaşımıza teşekkür ediyorum.”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan açılış konuşmasında, Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda ekonomik rekabetçiliğin ve toplumsal dayanıklılığın da temel unsuru olduğunu söyledi. Bahçıvan, şu şekilde konuştu:

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan
“Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde başlatılan ve bugün 193 ülkede karşılık bulan Sıfır Atık Hareketi, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında bir küresel lider konumuna yükseldiğinin en güçlü kanıtıdır. Birleşmiş Milletler’in 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan etmesi; bu liderliğin uluslararası arenada tescil edilmesinin ötesinde, ülkemizin bu alanda küresel normlara şekil verdiğinin ifadesidir. 2017’den bu yana devam eden Sıfır Atık Hareketi ile sağlanan geri kazanım kapasitesindeki artış ve atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması, sürdürülebilir kalkınmanın somut çıktılarından biri olarak öne çıkıyor. Sıfır Atık yaklaşımı ile, kaynak verimliliğini, ekonomik kazanımı ve iklim hedeflerini birlikte destekleyen bütüncül bir dönüşüm modeli yaygınlaşıyor.”
İklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı olmak üzere dünyamızın sınırlarını zorlayan ve birbirini etkileyen üç büyük krizle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bahçıvan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bu çok katmanlı kriz, doğal kaynakların korunmasını zorunlu hâle getirdi. Küresel ölçekteki en kritik meselelerden biri üretim-tüketim alışkanlıklarımızın dönüşmesi gerekliliğidir. Döngüsel ekonomi; yalnızca çevresel bir tercih değil, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ekonomik bir zorunluluktur. Kaynakların daha verimli kullanıldığı, atığın üretimin her aşamasında bir değere dönüştürüldüğü ve ürünlerin yaşam döngüsünün uzatıldığı bu model; aynı zamanda sanayimizin rekabet gücünü artıran stratejik bir dönüşüm alanıdır.”

Kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve suyun etkin yönetiminin sanayinin sürdürülebilir rekabet gücü açısından belirleyici hale geldiğine değinen İSO Başkanı Bahçıvan, şunları söyledi:
“Yapılan uluslararası çalışmalara göre bugün küresel ekonomi, "al-kullan-at" anlayışı nedeniyle yılda yaklaşık 25,4 trilyon avro değerinde ekonomik değeri kaybediyor. Bu rakam küresel GSYİH’nin yaklaşık üçte birine (yüzde 31'ine) denk geliyor. Oysaki kaynakların verimli yönetildiği döngüsel iş modellerinde kaybedilen bu değerin önemli bir bölümü ekonomide kalmaya devam edecek. Diğer taraftan günümüzde su kaynaklarını etkin ve verimli yönetebilen ülkeler, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda gıda ve enerji güvenliği açısından da stratejik bir avantaj elde ediyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla suyu merkeze alan politikaların benimsenmesi, sürdürülebilir büyümeyi desteklemekte ve uzun vadeli rekabetçiliğin temelini oluşturuyor. Sanayi, bu dönüşümün merkezinde yer alıyor ve nitelikli üretim anlayışı dönüşümde belirleyici bir rol üstleniyor.
Ürünün tüm yaşam döngüsünü dikkate alan bu anlayış ile verimlilik, malzeme seçiminde gösterilen özen, atık oranlarının sistematik biçimde düşürülmesi ve ürünlerin uzun ömürlü, kolay onarılabilir ve geri dönüştürülebilir olması temel unsurlar haline geliyor. Bu yaklaşımla hareket eden sanayi firmalarının operasyonel maliyetleri düşerken küresel pazarlarda rekabet güçleri de artıyor. Türkiye sanayisi de bu sürece odaklandığında üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve girişimcilik ruhu ile dönüşümün kazananları arasında yer alacak güçtedir. Ancak bu dönüşümün yaygınlaşması ve kalıcı hale gelmesi için üniversite-sanayi iş birliklerini ve AR-GE yatırımlarını artırarak bilimsel bilgiyi üretime dönüştürmeli, yenilikçi teknoloji girişimlerini sanayiyle buluşturmalıyız. Bu süreçte eğitim ve yetkinlik programlarıyla insan kaynağımızın dijital ve teknik kapasitesini de güçlendirmeliyiz. Ayrıca bir tesisin atığının diğerinin hammaddesi olarak kullanıldığı endüstriyel simbiyoz uygulamalarının artırılması da dönüşüm sürecini destekleyecektir.”

Konuşmasında 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da Türkiye’nin ev sahipliği ve dönem başkanlığında gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31. Oturumuna (COP31) değinen Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:
“Bizler açısından büyük bir gurur ve heyecan kaynağı olan COP31; Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki vizyonunu, politika çerçevesini, üstlendiği sorumluluğu ve belki de en önemlisi özel sektör olarak gücünü tüm dünyayla paylaşmamıza imkân sağlayacak. İstanbul’un her anlamda Türkiye’nin vitrini olduğu düşünüldüğünde bu süreçte yürütülen çalışmalar birer uygulama ve farkındalık modeli oluşturarak uluslararası arenada ülkemizin üretim gücünü ve sanayimizin yetkinliklerini görünür kılacak güçlü bir mesaja dönüşecek. Ayrıca, yeşil sanayileşme ve sıfır atık yaklaşımının COP31’in eylem gündemi başlıkları arasında yer aldığını görüyoruz.
Bu vesile ile de Türkiye, küresel iklim müzakerelerinin merkezine sıfır atık yaklaşımını yerleştiren ilk COP Başkanlığı olarak da tarihe geçecek. Bu süreçte Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın ‘COP31 İklim Yüksek Düzeyli Şampiyonu’ olarak görevlendirilmesi de son derece anlamlı. İSO olarak 2022 yılından bu yana katıldığımız COP toplantılarından elde ettiğimiz deneyimle COP31’e yönelik planlama ve hazırlıklarımızı ulusal ve uluslararası paydaşlarımız ile istişare içinde titizlikle yürüttüğümüzü de sizlerle paylaşmak istiyorum. COP31’e giden süreçte içinde İstanbul Sıfır Atık Haftası ve Uluslararası Sıfır Atık Forumu da bilinç artışının yaygınlaştırılması için önem taşıyor.”

İSO Başkanı Bahçıvan, Sıfır Atık Vakfı ile iş birliği protokolünün “Döngüsel Ekonomi Forumu İstanbul” ve “İklim Değişikliği ve Su Yönetimi: Sanayi Sektörü Raporu” çalışmalarında olduğu gibi İSO’nun sürdürülebilir üretim vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek “İş birliğimiz, COP31 sürecinde Türk sanayisinin dönüşüm kapasitesini küresel ölçekte görünür kılarak ülkemizin sürdürülebilirlik alanında güçlü ve kalıcı bir konuma ulaşmasına önemli katkılar sağlayacak” dedi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, programın açılışında yaptığı konuşmada, sıfır atık çalışmalarının ortak payda, ortak fayda ve ortak akıl anlayışıyla yürütüldüğünü söyledi ve sanayiyle güçlü iş birliğinin önemine dikkat çekti. Ağırbaş, şu şekilde konuştu:

Sıfır Atık Vakfı Başkanı
Samed Ağırbaş
“Öncelikle İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri programında sizlerle bir arada olmaktan dolayı büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bizleri bugün bu anlamlı günde bir araya getiren başta İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül’e ve Sanayi Odası Başkanımız Sayın Erdal Bahçıvan’a şükranlarımı sunuyorum. Sanayimiz bizim için önemli. Biz Sıfır Atık Vakfı olarak sanayimizle, tüccarlarımızla yakın çalışıyoruz ve yakın çalışmak zorundayız.”
İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında kentin 39 ilçesinde 1.500’den fazla etkinlik düzenlendiğini ifade eden Ağırbaş, bu etkinliklerin sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, belediyeler, kamu kurumları ve şehre dair söz söylemek isteyen vatandaşlarla birlikte gerçekleştirildiğini söyledi. Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmalarında istişare kültürünü önemsediklerini vurgulayan Ağırbaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Sıfır Atık Vakfı’nı biz kurarken, Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde bu yola çıkarken vakfın ana odak noktalarından bir tanesinin ortak payda, ortak fayda ve ortak akıl olmasını önemsedik. Bu bağlamda yaptığımız bütün çalışmaları vatandaşlarımızla, sektörlerle istişare halinde yapıyoruz. Türkiye’nin 81 ilinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve Eğitim Değişikliği Çalıştaylarını düzenliyoruz. Bundan birkaç hafta önce Diyarbakır’daydık. Diyarbakır’daki bütün ilçe belediye başkanlarımız, Büyükşehir Belediyemiz, valimizin himayesinde oradaki sivil toplum kuruluşlarımız, kadın kooperatiflerimiz, muhtarlarımız, şehrine dair söz söylemek isteyen, şehrine değer katmak isteyen herkesin katılımıyla çalıştayımızı gerçekleştirdik.”

Çalıştaylarda 14 masa kurulduğunu belirten Ağırbaş, gıdadan çocukların eğitimine kadar şehirlerdeki sorunların o şehirde yaşayan insanlarla birlikte ele alındığını ve çözümlerin ortak akılla arandığını ifade etti. İstanbul’da 16 milyon kişiyle bir sinerji yakalandığını söyleyen Ağırbaş, İstanbul’u sıfır atık çalışmalarının küresel merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi:
“Dünyanın büyük şehirlerinde New York’ta, Londra’da, Paris’te iklim haftaları var. Geçtiğimiz yıl Sayın Valimizin liderliğinde dedik ki İstanbul’u sıfır atık çalışmalarının küresel merkezi haline getireceğiz. Bu bağlamda ilk olarak İstanbul Sıfır Atık Haftası’nı ilan ettik. İlk olması hasebiyle bile 1.500’den fazla etkinlik başvurusu olan bu hafta inşallah onlarca yıl, yüzlerce yıl bu kadim şehre hizmet edecek.”

İstanbul’un tarih boyunca farklı medeniyetlere, inançlara ve kültürlere ev sahipliği yaptığını belirten Ağırbaş, çevre ve iklim konularının siyasi üstü meseleler olduğuna dikkat çekti. Ağırbaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bakınız sıfır atık, çevre, iklim meseleleri siyasi üstü konulardır. Çünkü bu şehirde yaşanacak en ufak bir çevre krizi, su krizi, doğa krizi, mağduriyet krizinin faturasını 16 milyon İstanbullu olarak beraber ödeyeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Hazreti Mevlana’nın bir sözü var: ‘Bir sonraki neslin geleceğini şimdiki nesil hazırlar’ diyor. Ne yazık ki biz kendi neslimizi bile katletmiş durumdayız. İngiltere’de yapılan bir araştırma sonucunda çocukların kanında mikroplastik değere rastlanıyor. Durum vahim. 2050 yılı ve sonrasında denizlerimizde balıklardan çok plastiklerin olması öngörülüyor.”

Geçtiğimiz ay İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında üniversiteler, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, sivil toplum kuruluşları ve il müdürlüklerinin katılımıyla bir toplantı yapıldığını aktaran Ağırbaş, İstanbul’daki 16 milyon vatandaşın bir hedefe inanması halinde büyük işler başarılabileceğini gördüklerini söyledi.
Konuşmasında İstanbul Sanayi Odası ile Sıfır Atık Vakfı arasında imzalanan iş birliği protokolüne de değinen Ağırbaş, İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye’nin en önemli sanayi organizasyonu olduğunu belirterek şunları söyledi:

“İstanbul Sanayi Odası, Türkiye’nin en önemli sanayi organizasyonudur. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Bu Sanayi Odası’nın üyeleri bu ülkenin ekonomisinin önemli lokomotifleri arasındadır. Sıfır Atık Vakfı olarak biz paydaşlarımızla, sanayicilerimizle, üreticilerimizle, tüketicilerimizle inşallah önümüzdeki ay itibarıyla sektör çalıştaylarına başlıyoruz. Yapacağımız çalıştaylarla sektörün sıkıntılarını dinleyeceğiz. Kamu tarafından atılması gereken adımlarla alakalı vatandaşımızın ve sektörümüzün şikayetlerini doğrudan ilgili merciye ileteceğiz.”
Sıfır Atık Vakfı olarak yasakçı bir yaklaşıma karşı olduklarını vurgulayan Ağırbaş, plastik veya sağlığa zararlı bir maddeyle ilgili süreç geliştirilecekse bunun üreticiler ve vatandaşlarla istişare edilerek yapılması gerektiğini söyledi. Ağırbaş, kurdukları çalışma grubunda bankalar ve kamu kurumlarından temsilcilerin yer aldığını belirterek, sanayicilere hangi teşvikler ve kredilerle geri dönüşümle ilgili malzemeler ürettirilebileceği üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

Türkiye’nin üretim gücü ve kalkınma vizyonuna da değinen Ağırbaş, COP31 ile birlikte yeni bir atağın başlayacağına inandıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin yönetim gücünü, rekabet kapasitesini, kalkınma vizyonunu yeniden şekillendirecek yeni bir atağa COP31 ile beraber başlayacağımıza biz inanıyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin güçlü bir vizyonu var. 2017 yılında kendisinin liderliğinde başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün Türkiye’nin 81 ilinde hayat buldu. Dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan bir hareket haline geldi. Bakınız, 2022 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarihi bir karar aldı. Bu kararla beraber 30 Mart Sıfır Atık Günü ilan edildi.”

Birleşmiş Milletler çatısı altında Sıfır Atık Danışma Kurulu kurulduğunu da hatırlatan Ağırbaş, bu kurulun aldığı kararların Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere tavsiye niteliğinde iletildiğini söyledi. Sıfır atık çalışmaları başladıktan sonra 50’den fazla ülkenin bu projeyi benimsediğini ifade eden Ağırbaş, 1-7 Haziran tarihleri arasında, İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında Atatürk Havalimanı’nda Sıfır Atık Festivali düzenleneceğini, festivalde enerji verimliliği, sıfır atık ve buna bağlı atölye çalışmalarının yanı sıra konserlerin de yer alacağını belirtti.
Yapılan açılış konuşmalarının ardından etkinlik, İSO ve Sıfır Atık Vakfı arasında hayata geçirilen protokolün imza töreniyle devam etti. İstanbul Valisi Davut Gül, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve Sıfır Atık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Samed Ağırbaş’ın imzalarıyla hayata geçirilen iş birliği protokolüyle, sıfır atık yaklaşımının sanayi sektöründe yaygınlaştırılması, kaynak ve su verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir üretim uygulamalarının teşvik edilmesi hedefleniyor.

Protokol kapsamında sanayide döngüsel ekonomi, atık azaltımı, yeniden kullanım, yeşil üretim ve temiz teknoloji alanlarında ortak farkındalık, eğitim ve iyi uygulama çalışmaları yürütülecek. İSO üyeleri arasından seçilecek pilot sanayi tesislerinde geliştirilecek örnek uygulamaların vaka çalışmasına dönüştürülmesi ve yaygınlaştırılması da iş birliğinin öncelikleri arasında yer alıyor. Taraflar ayrıca Sıfır Atık Haftası, Uluslararası Sıfır Atık Forumu ve COP31 kapsamında sanayi odaklı panel, webinar, sergi, rapor, yatırımcı buluşmaları ve iyi uygulama sunumları gibi ortak çalışmalar planlayacak.
Programda ayrıca “Döngüsel Ekonomi, Regülasyonlar ve Rekabet Avantajı” ile “Sanayide Teknolojik ve Dijital Sıfır Atık Uygulamaları” başlıklı iki panel oturumu gerçekleştirildi. Finlandiya Fahri Konsolosu Pınar Taşdelen Engin’in moderatörlüğünü yaptığı“Döngüsel Ekonomi, Regülasyonlar ve Rekabet Avantajı” oturumunda; Korozo Grup İnovasyon ve Sürdürülebilirlik Başkanı Dr. Betül Türel Erbay, Borçelik Çelik Sanayii Sürdürülebilirlik Yöneticisi Emre Beri ve Circular Thinking Döngüsel Ekonomi Danışman ve Eğitmeni Şeyda Dağdeviren Hill panelist olarak yer alarak, döngüsel ekonominin sanayide rekabet gücüne etkisi, değişen regülasyonlara uyum süreci, sürdürülebilir üretim modelleri ve kaynak verimliliği konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Etkinliğin devamında Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı’nın moderatörlüğünde düzenlenen “Sanayide Teknolojik ve Dijital Sıfır Atık Uygulamaları” oturumunda ise Blueit Su Yönetimi Platformu Kurucusu Hülya Tomak, Episome Biotech Kurucusu ve CEO’su Murat Balaban ile Evraka Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi Ömer Kavlakoğlu panelist olarak; sanayide su yönetimi, biyoteknoloji tabanlı çözümler, dijitalleşme, atık yönetimi ve teknolojik uygulamaların sıfır atık hedeflerine katkısı üzerine görüşlerini paylaştı. Yapılan soru-cevap bölümlerinin ardından etkinlik sona erdi.

Odakule’de denizden çıkan ağlardan tasarlanan giysiler sergileniyor
İSO genel merkezi Odakule’de İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Beyoğlu Kaymakamlığı ve Olgunlaşma Enstitüsü iş birliği ile yürütülen “Sen Hayal Et” projesi kapsamında, Olgunlaşma Enstitüsü atölyelerinde denizden çıkarılan ağlardan tasarlanan 20 giysi ve aksesuarların yer aldığı serginin açılışı da yapıldı.
