Belçika Kraliçesi Mathilde, İSO Ev Sahipliğinde Belçika Federal Dışişleri Bakanlığı ve Belçika Büyükelçiliği Tarafından Gerçekleştirilen Kadınların Güçlendirilmesi Paneline Katıldı

  • Etkinlikler
belcika_manset

Belçika’nın Türkiye’deki ekonomik misyonu çerçevesinde, Belçika Federal Dışişleri Bakanlığı ve Belçika Büyükelçiliği tarafından kadınların güçlendirilmesine adanan “İş Dünyası ve Girişimciliğin Kadınların Güçlenmesindeki Rolü” başlıklı panel, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) ev sahipliğinde Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.

Etkinlik; liderleri, yenilikçileri ve değişim öncülerini bir araya getirirken, İSO tarihinde de ilk kez bu düzeyde bir konuğun ağırlanmasına sahne oldu. Belçika Kraliçesi Mathilde, etkinliğe katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinliğe, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri Sultan Tepe (Sayman), Celal Kaya, Hüseyin Çetin ve Dr. Faruk Sarı’nın da yer aldığı etkinlik, kadınların iş dünyasında daha güçlü şekilde temsil edilmesi, çalışma hayatında fırsat eşitliğinin geliştirilmesi ve kadın liderliğinin ekonomik büyümeye katkısı gibi başlıklarda ilham verici bir diyaloğa zemin hazırladı.


Belçika Kraliçesi Mathilde

Belçika Kraliçesi Mathilde, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bir ekonomik misyonun amacı, farklı ülkelerden şirketler arasında teması teşvik ederek ilişkileri güçlendirmek, yatırımları kolaylaştırmak ve iyi uygulamaları paylaşmaktır. Ancak bu tür bir misyon aynı zamanda, birlikte nasıl bir ekonomik model geliştirmek istediğimiz ve sürece dahil olan farklı tarafların hangi rolleri üstlenmesi gerektiği üzerine düşünme fırsatı da sunar. Bu bağlam, çalışma hayatında kadınların güçlendirilmesi üzerine fikir alışverişi yapmak için ideal bir ortam oluşturmaktadır. Kadınların profesyonel yolculuklarında güçlendirilmesinin, yarının ekonomisini, dayanıklılığını ve yenilikçilik kapasitesini güçlendirdiği kabul edilmekte; hatta bu durum bilimsel olarak da kanıtlanmaktadır. Çünkü geleceğin girişimcileri ve liderleri bu anlayışla şekillenmektedir.

Başka bir ifadeyle, kadınlar ekonominin tüm kademelerine tam olarak dahil olduklarında, bundan toplumun tamamı fayda görür. Bu nedenle, iki ülkemizde iş dünyası, sivil toplum ve kamu otoriteleri tarafından kadınların ekonomik alandaki varlığını desteklemek amacıyla alınan önlemleri karşılaştırmak son derece anlamlıdır. Bu anlayışla, Belçika deneyiminden hareketle sizlerle üç düşüncemi paylaşmak isterim. İlk olarak, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal dayanıklılık için bir ön koşuldur. Belçika deneyimi, eşitliğin tesadüfen sağlanmadığını; bilinçli ve yapısal tercihlerle mümkün olduğunu göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak, bugünden harekete geçmeliyiz. İkinci olarak, çalışma hayatında kadınların güçlendirilmesi; güvenli, saygılı ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez. İş yerinde şiddet ve taciz, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet de dahil olmak üzere, yalnızca bireyleri değil; kurumlar içindeki güveni, yetenekleri ve liderlik potansiyelini de zedeler.”

Kadınların karar alma süreçlerine katılımı ve güvenli çalışma ortamlarının öneminin ardından iş gücü piyasasında yaşanan dönüşüme de değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, şunları söyledi:

“Kadınların karar alma süreçlerine katılımı ve güvenli çalışma ortamlarının öneminden sonra değinmek istediğim üçüncü önemli nokta, iş gücü piyasasında yaşanan derin dönüşümdür. Dijitalleşme, yapay zekâ, uzaktan çalışma ve yeşil dönüşüm, çalışma biçimlerimizi yeniden şekillendirmekte; yeni imkânlar yaratırken aynı zamanda yeni riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler toplumsal cinsiyet açısından tarafsız değildir. Bilinçli ve kapsayıcı politika tercihleri yapılmadığı takdirde, becerilere erişimde eşitsizlik, güvencesiz istihdam ve mevcut önyargıların artması gibi mevcut eşitsizlikleri daha da pekiştirme riski taşırlar. Geleceğe dönük bir iş gücü piyasası, kadınları bu dönüşümlerin aktif bir parçası haline getiren ve kadınlara geleceğin liderleri olma fırsatları sunan bir piyasadır. Bunun yolu; eğitime, dijital ve teknolojik becerilere ve yaşam boyu öğrenmeye eşit erişimden geçmektedir.”


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı
Mahinur Özdemir Göktaş

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, açılışta yaptığı konuşmada kadınların iş hayatındaki temsilinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kalkınma ve toplumsal refah açısından da stratejik bir mesele olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, şu şekilde konuştu:

“Bugün ele aldığımız konu, yalnızca kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu konu; kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan bağlantılıdır. Küresel ekonomi; dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zekâ, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillenmektedir. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü artık yalnızca sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla belirlenmeyecektir. Asıl belirleyici olan; insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve toplumun tüm kesimlerine fırsat sunma kapasitesi olacaktır. Bugün biliyoruz ki girişimcilik, ülkelerin rekabet gücünü şekillendiren en kritik alanlardan biridir.

Yenilikçi fikirlerin desteklendiği, finansmana erişimin kolaylaştırıldığı, dijital becerilerin güçlendirildiği ve ağlara katılımın yaygınlaştırıldığı ekonomiler daha yüksek katma değer üretmektedir. Kadın girişimciler ise bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır. Çünkü kadınlar bir işletme kurduklarında yalnızca ekonomik değer üretmezler; aynı zamanda güçlenme sağlar, yerel kalkınmayı destekler, diğer kadınlara rol model olur ve toplumsal gelişimin itici gücü haline gelirler. Bu çerçevede, kadınların güçlendirilmesinde iş dünyasının ve girişimcilik ekosistemlerinin rolü hayati önemdedir. Bu nedenlerle kadınların ekonomik yaşama katılımını stratejik bir kalkınma meselesi olarak görüyoruz. Kadınların bilgi, beceri, üretkenlik ve liderlik kapasitesinin tam olarak yansıtıldığı bir ekonomik yapının; daha dayanıklı, yenilikçi ve adil bir büyüme zemini oluşturacağına inanıyoruz.”


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, bu anlamlı etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada Belçika Kraliçesi Mathilde’i İstanbul Sanayi Odası’nda ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyduklarını belirterek, bu buluşmanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte kadın girişimciliğini destekleme yönünde yürütülen ortak çabalar açısından önemli bir adımı temsil ettiğini söyledi.

Küresel ekonomik ortamda artan belirsizliklerin, güçlü ortaklıkları ve kurumsal ilişkileri daha da önemli hale getirdiğine değinen Bahçıvan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Küresel ekonomik ortam, önemli jeopolitik gelişmeler nedeniyle giderek daha belirsiz hale gelmektedir. Ekonomik kararlar artık yalnızca piyasa koşullarıyla değil; aynı zamanda dayanıklılık, öngörülebilirlik ve güven gibi unsurlarla da şekillenmektedir. Tedarik zincirleri, yatırım öncelikleri ve iş stratejileri dönüşmeye devam ederken, köklü ortaklıklar ve güçlü kurumsal ilişkiler daha da değerli hale gelmektedir. Küresel ekonomik ortam, önemli jeopolitik gelişmeler nedeniyle giderek daha belirsiz hale gelmektedir. Ekonomik kararlar artık yalnızca piyasa koşullarıyla değil; aynı zamanda dayanıklılık, öngörülebilirlik ve güven gibi unsurlarla da şekillenmektedir. Tedarik zincirleri, yatırım öncelikleri ve iş stratejileri dönüşmeye devam ederken, köklü ortaklıklar ve güçlü kurumsal ilişkiler daha da değerli hale gelmektedir.

Orta Doğu’daki savaş ve yakın dönemde yaşanan pandemi, güvenli ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin ne kadar önemli olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Türkiye, bu süreçte güçlü ve sürdürülebilir üretim altyapısıyla Avrupa’nın en güvenilir ekonomik ortaklarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu çerçevede, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkinin artık yalnızca teknik konular üzerinden değil, geleceğe yönelik ortak bir vizyon temelinde yeniden tanımlanması gerekmektedir. Başta Gümrük Birliği’nin modernizasyonu olmak üzere, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci için en kısa sürede somut bir yol haritası hazırlanmasını arzu ediyoruz. Bu süreçte, Avrupa Birliği’nin adeta kalbi konumunda bulunan Belçika’nın desteğinin çok önemli ve anlamlı olduğunu özellikle vurgulamak isterim.”

Kadınların üretim, girişimcilik, liderlik ve karar alma süreçlerinde üstlendiği rolün sanayinin geleceği açısından önemine dikkat çeken Bahçıvan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“İstanbul Sanayi Odası olarak sanayimizin üretim kabiliyetini artırmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda “sürdürülebilir üretim” yaklaşımını benimsiyor ve sürdürülebilirliği en önemli odak alanlarımız arasında konumlandırıyoruz. Bu kapsamda kadınların güçlendirilmesini yalnızca sosyal bir mesele olarak değil; aynı zamanda ekonomik güç, kurumsal kapasite, kapsayıcı büyüme ve uzun vadeli rekabetçilikle doğrudan ilişkili bir konu olarak değerlendiriyoruz. Kadınların üretimde, girişimcilikte, liderlikte ve karar alma süreçlerindeki rolünün artırılması, ülkelerin ekonomik potansiyellerine ulaşmaları açısından kilit önemdedir. Bu bakımdan, Türkiye’nin üretiminin ve ihracatının gelişmesinde kadınları en büyük gücümüz olarak görüyoruz. Kadınların sanayimizde artan rolünü memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Kuşkusuz, kadınların dünya genelinde güçlendirilmesi için uluslararası diyalog ve iş birliği büyük önem taşımaktadır. Belçika’nın kapsayıcı büyümeyi teşvik etme, inovasyonu destekleme ve iş dünyasında kadınları güçlendirme konusundaki deneyimi değerli bir bakış açısı sunmaktadır.”

Yapılan açılış konuşmalarının ardından etkinlik, Avrupa Konseyi Türkiye Ofisi Başkanı William Massolin’in moderatörlüğünde düzenlenen panel ile devam etti. Panel konuşmacıları kadınların iş dünyasına ve çalışma hayatına daha güçlü şekilde dahil edilmesine ilişkin zorlukları ve fırsatları ele aldı. Panelde, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, aynı zamanda ekonomik dayanıklılık ve inovasyonun da önemli bir itici gücü olduğu vurgulandı.

Devamında, La Lorraine Türkiye ve Orta Doğu Bölge Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Başkanı, LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Neslihan Nigiz Ulak; Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı ATAP Genel Müdürü Sayın Duygu Yalnızoğlu ve B-Fit’in kurucusu Sayın Bedriye Hülya, Türkiye’de bu alandaki güçlü birinci el deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar, kadın girişimcilerin ve liderlerin iş ekosistemlerini nasıl aktif biçimde dönüştürebileceğini ortaya koydu. Sioen Industries CEO’su Sayın Michèle Sioen Belçika’dan ilham verici bir bakış açısı sunarken; UNFPA Türkiye Temsilcisi ve Azerbaycan ile Gürcistan Ülke Direktörü Sayın Mariam A. Khan, UNFPA’nın Türkiye’de bu konuya ilişkin yakın tarihli çalışmasının temel bulgularını aktardı.

İlham verici katkıları için tüm konuşmacılara, panel moderasyonu için Avrupa Konseyi’ne ve bu önemli fikir alışverişine ev sahipliği yapan İstanbul Sanayi Odası’na teşekkür edildi. İSO ev sahipliğinde gerçekleşen bu özel buluşma, iş dünyası ve girişimciliğin kadınların güçlendirilmesi ve ekonomik büyüme için güçlü birer motor olduğunu bir kez daha ortaya koydu.