Etkinlikler
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan: “Yapay Zekâ Fırsatları İçin Şirketlerimiz, Teknolojiye Uyumlu Dönüşüm Sürecine Girmelidir”
- 09.09.2026
- Etkinlikler
Teknoloji ve yapay zekâ dünyasının küresel çapta en önemli buluşma noktalarından biri olan ve bu yıl Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin ev sahipliğinde Türkiye’de ilk kez düzenlenen GITEX AI Türkiye 2026 kapılarını ziyaretçilerine açtı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, kıtalar arası girişimcilik ekosistemlerini buluşturan etkinliğe tematik konuşmacı olarak katıldı ve yapay zekânın sanayi üzerindeki etkilerini ve küresel rekabetin yeni kurallarını değerlendirdi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan
Küresel teknoloji devlerinin, uluslararası yatırımcıların ve ekosistemin öncü girişimcilerinin ilgiyle takip ettiği “Yapay Zekâ Çağında Sanayinin Dönüşümü ve Türkiye’nin Rekabet Gücü” konu başlığında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yapay zekâ yatırımlarının üretim sektörlerinde arz güvenliği, verimlilik ve rekabet üstünlüğü sağlamak amacıyla hızla büyüdüğünü söyledi. Bahçıvan, şunları söyledi:
“Sizlerin de yakından izlediği gibi küresel düzlemde rekabet yeniden tesis ediliyor. Yapay zekâ yatırımları her alanda olduğu gibi, üretim sektörleri için de oyunun kurallarını baştan yazıyor. Sanayide yapay zekâ yatırımları arz güvenliği, verimlilik ve rekabet üstünlüğü sağlamak amacıyla hızla büyüyor. Yapay zekâ alanındaki güncel durumu, çarpıcı bir veriyle ortaya koymak gerekirse, Stanford Üniversitesi’nin Nisan 2026’da yayımladığı son Yapay Zekâ Endeki Raporu küresel düzeyde kurumsal yapay zekâ yatırımlarının, 2025 yılı itibarıyla 581 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Bu, sadece bir yıl öncesine göre yüzde 130’luk bir artış demek. Bu dev yatırım hacminin, özel sektör eliyle gerçekleştirilen kısmı ise yaklaşık 345 milyar dolar. Yatırımların büyük bir kısmı yüksek işlem gücü gerektiren yeni nesil sanayi kollarını hedefliyor.”
Değişime ayak uyduramayan şirketlerin karşı karşıya kaldığı riski yapısal bir alarm olarak nitelendiren İSO Başkanı Bahçıvan, şöyle konuştu:
“Diğer yandan uluslararası yatırımların ve sermayenin yönünün de yeni nesil teknolojileri işaret ettiğini gözlemliyoruz. Bu alanda geçtiğimiz mayıs ayında açıklanan çarpıcı bir veri, temel altyapı projelerine giden uluslararası finansman %16 gerilerken, sadece veri merkezlerinin tek başına 270 milyar doların üzerinde sermaye çektiğini gösteriyor. Bu tablo; gelişmelere ve değişime uyum sağlayamayanların, geleneksel yöntemlerde ısrar edenlerin hızla geriye düştüğünü gösteren yapısal bir alarmdır.”
Yapay zekanın dijital ortamlardan çıkıp fiziksel sanayiyi dönüştürdüğünün altını çizen ve Türkiye'nin sanayi potansiyelini bu teknolojiyle birleştirmesi gerektiğini belirten Bahçıvan, özetle şu ifadeleri kullandı:
“Sizlerin de izlediği gibi bugün, dijital ortamlarda çalışan yapay zekâ uygulamalarından, fiziksel dünyayı algılayan, yorumlayan ve harekete geçen sistemlere bir geçiş yaşıyoruz. Fiziksel yapay zekâ olarak adlandırılan bu sistemler, imalat sanayiinde üretim yapısını önemli ölçüde değiştirebilecek ve geliştirebilecek niteliktedir. Rekabetçi sektörlerde edindiğimiz bu birikimin yapay zekâ ve akıllı teknoloji uygulamaları ile desteklenmesi, Türkiye’nin bu alanlarda kalıcı rekabet avantajına sahip olmasına büyük katkı sağlayacaktır. Yapay zekânın ve gelişmiş üretim teknolojilerinin getirdiği fırsatlardan yararlanabilmek için şirketlerimizin yeni şartlara ve gelişmelere uyum sağlayacak bir dönüşüm sürecine girmeleri ise kaçınılmazdır.”
Gün boyu oturumlar halinde konuşmaların yapıldığı GİTEX AI Türkiye 2026 etkinliğinde ayrıca İSO Stratejik Dönüşüm Merkezi (SDM) çalışmaları kapsamında, İstanbul Sanayi Odası ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle, Future Ally Yönetim Danışmanlığı tarafından hazırlanan “Sanayi Rekabetçiliğinin Yeni Dönemi: Fiziksel Yapay Zekâ” raporunun lansmanı da gerçekleştirildi.
Future Ally Kurucu Ortağı İdil Özdoğan tarafından çıktıları paylaşılan ve yapay zekânın üretim sistemlerini ve küresel sanayi rekabetini nasıl yeniden şekillendirdiğini inceleyen rapor, teknolojik dönüşümü yalnızca şirketlerin yapay zekâ araçlarını benimsemesi üzerinden değil; ülkelerin bu dönüşümü destekleyecek enerji, veri merkezi, hesaplama kapasitesi, bağlantı altyapısı, veri, insan kaynağı ve yönetişim yetkinlikleri ile birlikte ele alıyor. Çalışmanın çıkış noktasını, önümüzdeki dönemde sanayide rekabet avantajının yalnızca üretim kapasitesi veya maliyet avantajıyla değil, veri ve hesaplama gücünü zekâya dönüştürme ve bu zekâyı üretimin tüm katmanlarına entegre etme kabiliyetiyle şekilleneceği öngörüsü oluşturuyor.