Etkinlikler
TOSHEXPO 6’ncı Türk İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarı İstanbul’da Başladı
- 06.05.2026
- Etkinlikler
T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı desteği ve İstanbul Sanayi Odası ile Messe Düsseldorf ortaklığında gerçekleşen TOSHEXPO 6’ncı Türk İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarı başladı.
T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın desteği ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Messe Düsseldorf iş birliğinde 6-8 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan TOSHEXPO 6’ncı Türk İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarı’nın ve İSO “İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu”nun açılış töreni, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Açılış törenine İSO Meclis Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanı Mahmut Kesici, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Ömer Şahin ve Messe Düsseldorf İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarları Direktörü Daniel Feische katıldı.

İSO Meclis Başkan Yardımcısı
Sadık Ayhan Saruhan
Törenin açılışında konuşan İSO Meclis Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan, çağdaş ve güvenli üretim ortamlarını iş gücüne kazandırmanın İSO olarak önemle üzerinde durdukları en önemli konu başlıklarından biri olduğunu söyledi. Saruhan, şöyle konuştu:
“Bugün Türkiye’nin hatırı sayılır bir sanayi ülkesi olmasından söz edebiliyorsak; ülkemiz uzun yıllara dayanan önemli tecrübe ve birikimleriyle yaklaşık 255 milyar dolar sanayi ihracatına ulaşabildiyse bunda o işletmelerin en temel direği olan çalışanlarımızın emeği ve yarattıkları değer çok büyüktür. Çalışandan kaynaklanan bu üretim gücünün değerini çok iyi bilmeliyiz. Bu nedenledir ki hiçbirimizin iş sağlığı ve güvenliği konusunu hiç ama hiç hafife alma lüksü yok. Bu nedenle üretim süreçleri başta olmak üzere tüm iş süreçlerinin olmazsa olmaz bileşeni olan çalışanlarımızın sağlığını korumak, onlar için sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak hepimizin sorumluluğudur.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile eski geleneksel ‘reaktif’ yaklaşımlar yerini ‘proaktif’ yaklaşımlara bırakmıştır. Geleneksel yaklaşımda kazaların ve sistemin bozukluklarının incelenmesi esastır. Proaktif yaklaşım ise güvenlik yönetim sisteminin incelenmesine, risk değerlendirme ve güvenlik kültürüne odaklanır. Yani olay gerçekleşmeden öncesini, çalışanların ve işletmenin güvenliğini dikkate almaktadır. Amaç; çalışanların korunması, işletmenin korunması ve üretimin korunmasıdır. Biz İSO olarak sorumluluğumuzun farkındayız. Bu konuda farkındalık yaratacak projeler ve etkinliklerle ülkemiz iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İstanbul Rehberlik ve
Teftiş Grup Başkanı
Mahmut Kesici
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanı Mahmut Kesici, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Günümüzde değişen üretim modelleri, gelişen teknoloji ve dönüşen çalışma hayatı, bizlere yeni imkânlar sunduğu kadar yeni risk alanları da açmaktadır. Bu noktada bizlere düşen görev, geriden gelen değil; önden giden bir anlayışla hareket etmektir. Yani risk gerçekleştiğinde müdahale eden değil, risk doğmadan önce önlem alan bir sistem kurmaktır. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımızın günümüzdeki denetim anlayışı da tam olarak bu doğrultuda şekillenmiştir. Öğleden sonraki oturumda meslektaşlarım sizlere Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımızın faaliyet alanı, faaliyet kapsamı ve iş denetimi hakkında kapsamlı bilgi aktaracaklardır. Bizler artık sadece denetleyen değil; rehberlik eden, yol gösteren, bilinç oluşturan ve dönüşüme öncülük eden bir yaklaşımı benimsemekteyiz. Bu doğrultuda işverenlerimizin ve çalışanlarımızın bilinç düzeyinin artırılması, risklerin henüz ortaya çıkmadan önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bugün burada kamu, özel sektör ve uluslararası paydaşların aynı platformda buluşması; bilgi ve deneyim paylaşımı açısından son derece kıymetlidir. Bu tür iş birlikleri yalnızca mevcut sorunların çözümüne katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda geleceği daha güvenli çalışma ortamlarıyla inşa etmemize de zemin hazırlayacaktır. Özellikle vurgulamak isterim ki hiçbir ekonomik kazanç insan hayatından daha değerli değildir. Hiçbir üretim hedefi de bir çalışanın sağlığından daha öncelikli olamaz. Bu anlayışı hâkim kıldığımız ölçüde iş kazalarının ve meslek hastalıklarının ortadan kaldırılması mümkün olacaktır.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdür Yardımcısı
Ömer Şahin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Ömer Şahin, açılışta yaptığı konuşmada şu sözlere yer verdi:
“İş sağlığı ve güvenliği mevzuatının tam anlamıyla sahaya yayılabilmesi için başta işverenler ve çalışanlar olmak üzere toplumsal farkındalığın bütüncül olarak sağlanması gerekmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü olarak özellikle mevzuatın uygulanmasını teşvik etmek ve toplumsal bir kültür dönüşümünü sağlamak için ilgili paydaşlarla oldukça yoğun çalışmalar yapmaktayız.
IPA 3 kapsamında yürütülecek olan proje ile KOBİ’lere iş sağlığı ve güvenliği alanında danışmanlık sağlanması, organize sanayi bölgelerinde koordinasyon ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi, farklı hedef gruplara yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ile bilimsel ve teknik çıktıların ilgili paydaşların kullanımına sunulmasını amaçlıyoruz. Bununla birlikte, 2027 yılında başlamasını planladığımız projemiz ile kırsal ve endüstriyel tarım alanlarında çalışanlar için insana yakışır iş koşullarını güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Messe Düsseldorf İş Güvenliği
ve Sağlığı Fuarları Direktörü
Daniel Feische
Messe Düsseldorf İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarları Direktörü Daniel Feische de törende yaptığı konuşmada şu hususlara değindi:
“2014 yılındaki ilk düzenlenmesinden bu yana TOS+H Expo, Türkiye’de ve komşu ülkelerde iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli bir buluşma noktası hâline gelmiştir. Bugün TOS+H Expo; üreticileri, kullanıcıları, uzmanları, kurumları ve karar vericileri bir araya getirerek iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu özellikle önemlidir; çünkü tam anlamıyla güvenlik yalnızca kurallarla sağlanamaz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler sayesinde Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği güçlü bir yasal temele sahiptir.
Ancak gerçek güvenlik, bu kuralların yalnızca uygulanmasıyla değil, tüm paydaşlar tarafından içselleştirilmesiyle mümkündür. Bu vizyon doğrultusunda İstanbul Sanayi Odası ile birlikte düzenlenen sempozyum, yalnızca düzenleyici ve denetleyici kurumları değil; sahada başarı hikâyeleri yazan sektör liderlerini ve kanıtlanmış iyi uygulamaları da bir araya getirmektedir. TOS+H Expo’yu değerli kılan da tam olarak budur. Pazar ile bilgiyi, inovasyon ile uygulamayı, uluslararası bakış açısı ile bölgesel ihtiyaçları birbirine bağlamaktadır.”

Yapılan açılış konuşmalarının ardından etkinlik, günün ilk oturumu olan “Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliğinde Politikalar ve Stratejiler” paneliyle devam etti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Ömer Şahin’in moderatörlüğünü yaptığı panelde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Çalışma Uzmanı Burak Özdemir, ILO Türkiye Ofisi Kıdemli Proje Koordinatörü Burcu Akça Hacıosmanoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) Eğitim Uzmanı Funda Çınar Altay konuşmacı olarak yer aldı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Ömer Şahin, panelin açılışında yaptığı girizgâhta, iş sağlığı ve güvenliği politikalarının mevcut durumu, uluslararası boyutu ve sahadaki dönüşümünün uzman konuşmacılar tarafından ele alınacağını belirterek, amaçlarının reaktif yaklaşımların ötesine geçerek önleyen, yöneten ve sürekli iyileştiren bir iş sağlığı ve güvenliği kültürünün inşasına katkı sunmak olduğunu ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürlüğü Çalışma Uzmanı
Burak Özdemir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Çalışma Uzmanı Burak Özdemir, iş sağlığı ve güvenliği politikalarının sahadaki uygulamalara yön veren temel bir çerçeve sunduğunu belirterek, politikaların iş sağlığı ve güvenliği kültürünü tesadüfe bağlı olmaktan çıkarıp sürece odaklanan, önleyici ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturduğunu ifade etti. Türkiye’de 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile tüm çalışanların kapsama alındığını, reaktif yaklaşımdan proaktif yaklaşıma geçildiğini ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği süreçlerine aktif katılımının güçlendirildiğini vurgulayan Özdemir, mevzuatın 36 yönetmelik, 11 tebliğ, uygulama rehberleri ve kontrol listeleriyle desteklendiğini söyledi.

ILO Türkiye Ofisi Kıdemli
Proje Koordinatörü
Burcu Akça Hacıosmanoğlu
ILO Türkiye Ofisi Kıdemli Proje Koordinatörü Burcu Akça Hacıosmanoğlu, ILO Stratejik Uyum Modeli’nin Türkiye’ye “İş Teftişi ve Sosyal Diyalog Yoluyla İş Yeri Uyumunun Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında adapte edildiğini ve pilot uygulamanın metal sektöründe gerçekleştirildiğini belirtti. Modelin, ILO’nun 155 ve 81 sayılı sözleşmelerine dayandığını ifade eden Hacıosmanoğlu, geleneksel teftiş yaklaşımlarının artan iş yeri sayıları, değişen çalışma biçimleri, küresel tedarik zincirleri ve yeni teknolojilerin doğurduğu riskler karşısında tek başına yeterli kalmadığını vurguladı. Stratejik uyum modelinin yalnızca yaptırıma değil, sürdürülebilir uyuma odaklanan; proaktif, uyarlanabilir, kök neden analizini içeren, politika temelli ve sistemik müdahaleleri esas alan bir yaklaşım sunduğunu aktaran Hacıosmanoğlu, modelin en güçlü yönlerinden birinin işçi ve işveren örgütleri, ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının sürece aktif katılımı olduğunu söyledi.

ÇASGEM Eğitim Uzmanı
Funda Çınar Altay
ÇASGEM Eğitim Uzmanı Funda Çınar Altay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi’nin çalışma hayatının farklı alanlarında eğitim, araştırma, proje ve yayın faaliyetleri yürüttüğünü belirterek, kurumun yalnızca iş sağlığı ve güvenliği alanında değil; sosyal güvenlik, çalışma hayatı, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve ikiz dönüşüm gibi güncel başlıklarda da çalışmalar gerçekleştirdiğini ifade etti. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde ihtiyaca dayalı, nitelikli ve uygulanabilir içeriklerin önemine dikkat çeken Altay, eğitimin tek başına çözüm olarak görülmemesi gerektiğini; korunma hiyerarşisinde toplu koruma yöntemleri, kaynağında çözüm, mühendislik önlemleri ve yönetsel uygulamaların da öncelikli olduğunu vurguladı. ÇASGEM’in kurumların ihtiyaçlarını analiz ederek “terzi işi” eğitim programları geliştirdiğini aktaran Altay, Devlet Hava Meydanları ile yürütülen çalışma kapsamında Türkiye’deki havalimanlarında görev yapan iş güvenliği uzmanlarının eğitim ihtiyaçlarının belirlendiğini söyledi.

Yapılan konuşmaların ardından, 6’ncı İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarı’nın ve İSO İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu’nun açılış kurdelesi protokol tarafından kesildi. İSO tarafından düzenlenen ve üç gün boyunca sürecek 15 oturumda yer alacak 49 konuşmacı, iş sağlığı ve güvenliği ile sanayide afet yönetimi konuları üzerine birikimlerini aktaracak.