Çalışma Bakanlığı İle Sanayiciler, Çalışma Dünyasının Önemli Konuları İçin Buluştu

  • Haberler
grup8-calisma-bakanligi-01

İstanbul Sanayi Odası (İSO), çalışma hayatının önemli konularını konuşmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (ÇSGB) üst düzey bürokratları ile sanayicileri buluşturan bir toplantı düzenledi. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, bakanlıktan, ÇSGB Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Osman Arıkan Nacar başkanlığında bir heyet katıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden oluşan heyet ve İSO Meslek Komiteleri firma temsilcilerinin katıldığı “İSO Meslek Komitelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili konulara ilişkin görüş ve önerileri” başlıklı toplantıda sanayiciler, çalışma hayatı ile ilgili yaşadıkları zorlukları ve çözüm önerilerini birinci elden Bakanlık yetkililerine aktarma fırsatı buldu. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın yönettiği toplantıya İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İSO Meclis Başkanlık Divanı Katip Üyesi Kemal Akar da katıldı.

Toplantıda ayrıca 28. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayii sektörünün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın faaliyet alanına giren konuları ve yaşanan sorunları aşağıda yer alan başlıklar altında gündeme getirildi.

İstihdam, İşgücüne Katılım ve Mevzuat

  • Geçici İş Göremezlik Ödeneğinde Yaşanan Sorunlar. Geçici iş göremezlik ödeneğinde yaşanan sorunlar çözümlenmelidir. Bu konuda yapılmış yatırımlarını faaliyete geçirmeyi erteleyen birçok firma duyuyoruz. Sorunun kök nedeni işsizlik ödemeleridir.

    İşçi asgari ücrete yakın bir ücreti  6 ila 10 aya varan süre boyunca çalışmadan işsizlik ödeneği  almaktadır.  İşçiye ödenen  bu fon nedeniyle işçi çalışma gönülsüzlüğü içerisinde  bulunmaktadır. ( 600 TL ile 1.100 TL aralığında kişinin son maaşına göre değişiyor)

    İşsizlik fonunun Kalkınma Bakanlığı düzenlemeleri sonucunda Eylül ayı sonunda 100 milyar 144 milyon lira olduğu, fonun büyüyüp katlanarak 2017 yılında 133 milyar TL'ye kadar yükseleceği belirtilmektedir.

    Hali hazırda bulunan işsizlik maaşı sisteminde son dört aylık kazanca bakılmakta ve bu maaşın %40'ı kadar ödeme yapılmaktadır. Fakat maaş asgari ücreti aşamamakta ve işsizlik maaşı alırken ki miktar daha azalmaktadır. Bu sebepten ötürü yapılacak olan düzenlemenin aradaki farkı kapatması beklenmektedir. Verilen maaşların kademeli olarak arttırılması beklenirken maaş üst sınırının 1.500 TL'ye, daha sonra ise 2.000 TL'ye kadar çıkması üzerinde durulmaktadır. Şu an verilen maaşlarda ise damga vergisi düşürüldükten sonra en düşük 653 TL, en yüksek ise 1.307 TL miktarına ulaşılmaktadır.

    İşsizlik maaşı başvuruları artarken düzenlemelerin ardından maaş alımının da kolaylaşabileceği ifade edilmektedir. Fondaki para 100 milyar liradan 133 milyar liraya çıkartılabilir, böylece işsizlik maaşı yükseltilerek, 2 bin lirayı bulabilir. Şu anki sistemde kendi isteği dışında işini kaybedenlere 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış ve son 3 yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak şartı ile maaş verilmektedir. Bu konuda ilerleyen günlerde yapılacak olan değişiklerle birlikte prim ödeme süresinin 30 güne düşürülmesi ve 3 yılda 600 gün prim ödeme şartının da 100 güne çekilmesi aynı zamanda kendi kusuru dışında işten çıkarılma şartının kaldırılması beklenmektedir.

    İşsizlik ödeneği her ne kadar iş bulamayan bu sebeple mağduriyet yaşamasının önüne geçmek için düzenlenmiş ise de hali hazırda iş aramayan, iş bulmak için çaba sarf etmeyen, işvereninin ve işyerinin düzenini bozmamaya gayret etmeyen işçiler yaratmaktadır.  Hatta kayıt dışı çalışarak hem işsizlik maaşı hem de ücret alarak haksız kazanç elde edenler de bulunmaktadır. Küçük esnaflarda sigorta yapılmadan çalışıp işsizlik ödeneğim kesilmesin diyerek işe girenler günümüzde bulunmaktadır.  Dolaysıyla işsizlik ödeneğinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
  • Sosyal yardımların amacı dışında sonuç üretmesi hususu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu çerçevesinde çalışabilecek durumda olan vatandaşların sosyal yardımlaşma kapsamında çalışmadan hazır para almalarının onları tembelliğe alıştırması, iş fırsatı çıksa bile çalışmamayı tercih etmeleri gibi olumsuzluklara sebep olabilmektedir.

İş Davalarına İlişkin Konular

  • İşçi davalarında davanın kabul ya da ret olması durumuna göre ödenen Vekâlet Ücreti. İşçi davalarında davanın kabul ya da ret olması durumuna göre ödenen Vekâlet Ücreti vergi mahkemeleri ve kamulaştırma davalarında olduğu gibi, sabit – maktu bir bedel olmalıdır. Ayrıca dava bitip karar yazılır yazılmaz söz konusu kararlar hemen icraya konulup yüksek miktarlarda icra ücreti ve vekâletine hak kazanılmasının önüne geçilmesi amacıyla kaybedilen davalarda olduğu gibi bir ihtarname ile başvuruda bulunulmalı, ödenmemesi durumunda alacağın icraya konulması şeklinde çözüme kavuşturulmalıdır.
  • İş Davaları ile ilgili olarak yüklenilen yüksek faiz. İş Davaları ile ilgili olarak dava süreçlerinin uzun zaman alması hatta yıllarca sürmesi işveren açısından yüksek faiz yükü getirmektedir. Bu nedenle işçi alacak davalarıyla ilgili olarak nasıl işe iade davalarında yasal bir limit belirlenmiş ise işçi alacak davaları ile de ilgili olarak da yasal bir sürenin belirlenmesi talep edilmektedir.
  • İşe iade davalarında işçinin boşta geçen 4 aylık ödeme yükümlülüğü ile ilgili olarak; birçok İşçinin bu süre zarfında kasıtlı olarak işe girmediği ya da işe girdiği halde sırf bu dört aylık ücreti alabilmek için sigortasız çalıştığı bilinmektedir. Bu nedenle öncelikle bu boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık tazminatın kaldırılması ya da azaltılması gerekmektedir.
  • 8 aylık tazminat hususu. İşe alınmadığı takdirde işveren üzerine yüklenen 8 aylık ödemenin, makul kabul edilebilir seviyeye indirilmesi gerekmektedir. İşe iade davalarında geriye dönük verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgeleri kağıt ortamında verildiğinden dolayı her müdürlükte farklı uygulamalar olmakta, çoğu SGK müdürlükleri beş puanlık prim indiriminden yararlandırmadığı gibi idari para cezası uygulamaktadır.
  • İş davalarında tanıklık hususu. İşçi tarafından açılan (Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta sonu tatili, dini ve milli bayramlar ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücretine ilişki) alacak davalarında işçi tarafından gösterilen tanıkların beyanlarının esas alınması adalet duygusunu zedelemektedir. Oysa ki, deliller değerlendirilirken yalnızca işçi lehine değil adaletin sağlanması için hareket edilerek tüm deliller değerlendirilmelidir.
  • Mevcut iş davalarında işçinin mahkemede hiç bir delil sunmadan ve imzalı bordrolara rağmen 2 tanık ile işveren aleyhine dava kazanması sorunu. Yazılı bordroları imzalayan işçinin bu iddiada bulunabilmesi için tanık değil, yazılı ispat yükümlüğünün olması gerekmektedir.

Kıdem, Vergi ve Prim Yükü

  • Kıdem yükünün gittikçe ağırlaşan durumu. Kıdem yükü gittikçe azalan karlılık ve artan rekabet koşullarında işveren üzerinde artık taşınması güç yükler arasında bulunmaktadır.

    Zorunlu emeklilik ile birlikte düşünülerek yükün çalışan, devlet ve işveren arasında paylaşılması sağlanmalıdır.
  • SGK prim ödemelerini düzenli ödeyen işveren’in yeteri kadar ödüllendirilmemesi. SGK prim ödemelerini düzenli ödeyen işyerlerine mevcut %5 dışında ek teşvik indirimleri verilmelidir.

    İş sağlığı ve güvenliği hizmeti alan ve herhangi bir iş kazası ve meslek hastalığı bulunmayan, tüm kurallara uyan, sorumluluklarını yerine getiren firmalar ile kuralları uygulamayan,  iş kazası ve meslek hastalığı olan firmaların SGK Prim ödemelerinin aynı olması haksız bir uygulama olarak değerlendirilmektedir.

    İş Sağlığı ve güvenliği hizmeti alan, kurallara uyan ve sorumluluklarını yerine getiren firmalarda iş kazaları ve meslek hastalıkları oranları dikkate alınarak SGK Prim ödemeleri teşvik olarak düşürülmesi faydalı olacaktır.
  • Yatırım yapacak firmalar özel destekler. Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ve 2012/1 sayılı Tebliğe istinaden düzenlenen Genel Yatırım Teşvikler'de KDV İstisnası ve Gümrük Vergisi Muafiyeti ile birlikte diğer Bölgesel teşviklerde olduğu gibi SSK Prim İşveren Hissesi'nin de sağlanması. Bunun sağlanması ile birlikte özellikle ilk defa yatırım yapacak veya mevcut yatırıma tevsi yapacak olan firmalara ciddi anlamda destek sağlayacaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliği

  • SGK iş kazaları bildirimi. İşçinin, işverenin haberi olmadan işyerinde geçirdiği hafif dereceli bir kaza için mesai dışında hastaneye gitmesi ve işverenin bundan haberi olmaması neticesinde iş kazası bildirimi yapılmaması nedeniyle idari para cezaları düzenlenmektedir.

    BU sorunun çözümü için SGK’ya bildirimde bulunan hastanenin işçiyi çalıştıran işverene bilgi vermesi yönünde düzenleme yapılması ve/veya işçiye bu hususu işverene de bildirmesi yükümlülüğünün getirilmesi talep edilmektedir.

Diğer Hususlar

  • Tacirlerin ticari defter ve kayıtları tutmalarının farklı sürelere bağlanması.  Yürürlükte olan yasal mevzuat hükümleri gereğince tacirlerin ticari defter ve kayıtları tutmaları farklı surelere bağlanmıştır. Örneğin vergi usul kanunu gereğince ticari defter ve kayıtların ve ek belgelerin 5 yıl boyunca saklanılması zorunlu iken, iş davaları sırasında örneğin 10 yıllık defter ve kayıtlar istenilmektedir. Bu yönde paralel düzenleme yapılmalıdır.